Şehzade Mehmed Efendi Kimdir?

 

Şehzade Mehmed Efendi Kimdir?

Şehzade Mehmed, Sultan Süleyman'ın en kıymetli varlığıdır. Daha minnacık bir çocukken hastalıkların pençesine düşer. Koca Sultan, dumanlarla, kan gölleriyle kaplı savaş meydanlarında gelip sabahlara kadar kinin yutturulan oğlunun başında ateşinin düşmesini bekler.

 

Medrese'nin Hüzünlü Hikayesi

Şehzade Mehmed, Sultan Süleyman'ın en kıymetli varlığıdır. Daha minnacık bir çocukken hastalıkların pençesine düşer. Koca Sultan, dumanlarla, kan gölleriyle kaplı savaş meydanlarında gelip sabahlara kadar kinin yutturulan oğlunun başında ateşinin düşmesini bekler. Şifa bulunca İstanbul'un meydanlarında şenlikler yaptırır, şehirde aç susuz tek bir insanın kalmaması için buyruklar verir. Şehzademiz, büyüyene kadar bir ölür bir dirilir. Hastalığından yemeden içmeden kesilir belindeki kılıcı bile taşıyamayacak kadar mecalsiz düşer. Sonra iyileşir, yüzüne kan, bileğine kılıç tutacak kadar bir kuvvet gelir. Yüzündeki güneş açar, gah bulutların arasında yok olur, gün gelir dervan döner ve Şehzademiz büyür. Abileri nazenin Şehzadeye kin güder. Sultanın sevgisini kıskanıp, sarayın loş koridorlarında kurdukları kumpaslarla Mehmed'i ortadan kaldırmanın yollarını ararlar. Ama bir müddet sonra anlarlar ki bu lanetli işi Kanuni baştayken yapmak imkansızdır. Kanuni yaşarsa da fitnenin başını çeken büyük birader tahta geçemeyecektir. Büyük sarayın kalın taş duvarları mermer döşemeleri odalarda dönen fitne fısıltılarını, Sultan'ın yakut, zümrüt, akik ve firuzeden yapılmış tahtı revanına kadar taşır. Osmanlı sarayında sırları küplere koysanız da kar etmez, padişahın her yerde gözü ve kulağı vardır. Zaten saltanatını ve canını korumanın başka yolu yoktur.

Kanuni Sultan Süleyman, sıcak bir temmuz akşamı fitne başı büyük oğlunu, tahtına göz gerekçesiyle boğdurur. Sultan Süleyman, tahtını, tacını kılıcını ve şanını canından çok sevdiği küçük oğlu Şehzade Mehmed'e bırakmak istemektedir. Memleketin en iyi hocalarından dersler alarak yetişen Şehzade Mehmed, Fransız ve İtalyan hocalarından da yabancı dil, Avrupa görgüsü ve kültürü üstüne eğitim almıştır. Nazenindir, ama sözü dinletir. Oturmasını, kalkmasını, saltanatın adabını ve töresini bilir. Yağmurlu bir sonbahar günü Manisa'da yatağa düşer ve bir daha kalkmaz. Bir seferden dönmekte olan kanuni acı haberi Edirne'de duyar ve rivayet odur ki kendini dışarı atıp kafasını toprağa gömerek saatlerce ağlar. Takvimler 18 Şaban 950 (16 Ekim 1543) göstermektedir.

Mimar Sinan bu kara günlerde Sultan'ın emriyle daha sonra adı Şehzade Külliyesi olan eserin yapımına başlar. Cenaze namazı sonrası Kanuni çok sevdiği oğlunun türbesinin bu külliyede yapılmasını ve külliyenin adını Şehzade olmasını buyurur.

 

Copright ©Şehzade Mehmed Sofrası Restaurant İşletmeleri Turizm Ltd. Şti.

Tel : 0212 526 26 68

Webmaster: zuhalgok@gmail.com